Dünya Hayallerinizden Büyük Olamaz... Hayal gücümün sınırlarını genişlettiğim Bloğuma,

By eDda Handmade'a Hoşgeldiniz (=

SADE VE SADECE SİZE =)

16 Nisan 2013 Salı

İLK VE ÇOK ÖZEL: AYIN KONUĞU; BAHÇEPERİM

Uzun süredir planladığım bir postta sıra.

Konuk blog yazarları =)

Belki haftalık yayınlamak için zaman bulamayacağım ama en azından her ay burada yer vermek istiyorum =)

Bunun için içinizden gelen herhangi bir konuda yazınızla beraber bana mail atmanız yeterli =)

Mail adresime BURADAN ulaşabilirsiniz ;)

Unutmayın içinizden ne gelirse paylaşabileceğiniz özgür bir blog burası =)

Şimdi gelelim Nisan ayının özel blog yazarına ve yazdıklarına =)

Sevgili Bahçeperim ve yazdığı postla başbaşa bırakıyorum sizleri ;)

Keyifli okumalar ;)

Meraklı Melek:Edda (Eda;))

 İki elini öne alıp sizi dinleyen melek= eddamy.blogspot.com .



Galiba önce sizi bu melek figürü cezbediyor. Benim en hoşuma giden logolardan birisi ve o kaligrafik E yazısı da çok ilginç: Mistik  bir etki uyandırıyor, azıcık da kıskanıyorum; hadi itiraf edeyim:)

 Aslında; Eda ile tanışmamız kendisinden önce bloguyla oldu. Bundan da önce  Emeksensin'de yaptığı işleri görmüştüm. O sıralar kafamda blog üzerinden satış yapma düşüncesi vardı. Bu işleri yapan blogların peşine düşmüştüm.

 Arkasından facebook eklentisi üzerinden burada da arkadaş olduk. 

İyi ki de birbirimize rastladık :)

 2011 Blog Not yazısından (http://eddamy.blogspot.com/2011/12/blog-not.html) anlaşıldığı üzere örgü, kanaviçe işleri hatta keçe (şu anda favorisi) hem en sevdiği hem de bence çok da güzel çalıştığı işler. Bloga baktıkça yaptığı işlerin canlı renklerin içinde keyifle kayboluyorsunuz.

  Bu arada; Eda’nın blogunda yazı yazmanın hem mutluluğunu hem de telaşını yaşıyorum. Aklında da keçe üzerinde özel bir çalışma fikrini bildiğimden konuyu: Keçe olarak  belirledim. Böylece hiç ilgilenmediğim bir konu hakkında bir şeyler ben de öğrendim. İnşallah beğenir :)
Keçe  kelimesine Türkçe de 11.yy Kaşgarlı Mahmut’un Divan-i Lugati't Türk'te  rastlanıyor. Anlamı: Birbirine geçme manasında. Oldukça da hoş  hikayeleri var.

 En eskisi Nuh Tufanı’na rast geliyor. Küçük yerde gemide olan olan hayvanlar denizde olduklarından  stresten postlarını atarlarmış. Yerlerde ıslak olduğundan  postlar zaman içinde  keçeleşme başlamış. İçine  yedikleri otlar ve çiçeklerden desen yapmışlar. Gemiden çıkarken; Dünyanın ilk keçe halısını bırakmışlar :)

 Bir diğer hikaye de keçe ustası Ebu Said Libadid'e aittir.

Günlerce yünleri döverek  sıkıştırmak için uğraşan ustanın tüm çabaları sonuçsuz kalır. Hikayeyi tamamlamayacağım:  http://netyunyikama.com.tr/Ozel_Sayfalar.aspx?id=27 bu linkten keçe ile ilgili özel bilgiler edineceksiniz.

 Keçe tamamen doğal bir malzeme: Yün. 

Özellikle koyun yünü tercih edilmekte. Bizler yüzyıllar boyunca keçeyi çok amaçlı  kullanmışız.

 Keçenin hiper aktif çocuk ve insanları sakinleştirdiğini biliyor muydunuz?

 Şu stresli zamanlarda kendimizi rahatlatmak ve  çevremizi güzelleştirmek için güzel bir uğraş.

Yakın zamanda Eda'nın Keçe Semineri vereceğini bildiğimden -Kocaeli–  özellikle  zamanı ve konumu uygun olanların katılmalarını diliyorum.

 Onun bloguna baktığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Canlı renklerle ve çalıştığı objelerin hemen hepsi günlük hayatta kullanılıyor. 

İsterseniz bu linke tıklayın ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız: 


 Şimdilik benden-bahceperim- bu kadar; hepiniz sevgiyle kalın.

E hadi ne duruyorsunuz ;) 

Maille ulaşın sırayı siz kapın, ayın konuk blog yazarı siz olun ;)


Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...